Bu Tarihten Sonra Sahibinden Satılık ve Kiralık Ev İlanları Verene 25 Bin TL Para Cezası ve Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi Geliyor!

Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi için geri sayım başladı. Yapılan yasal düzenleme ile beraber artık kiralık ve satılık daire ilanları internetten sadece yetki belgesi olan emlakçılar tarafından verilebilecek. Süreç tamamlandığı anda ev sahipleri kendilerine ait olan konutlar için internet üzerinden sahibinden ilanlar veremeyecek, konu hakkında yetki sadece belgeye sahip olan emlakçılara geçecek! Taşınmaz ticareti hakkında yönetmelik ve yetki belgesi hakkında merak edilenler haberimizde..

Ticaret Bakanlığı tarafından ilk olarak 5 Haziran 2018 tarihinde hazırlanan ancak süreçte düzenlemeler için çok kez yürürlüğe giriş tarihi ertelenen Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği için geri sayım başladı. TAŞINMAZ TİCARETİ HAKKINDA YÖNETMELİK 2020 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI! İlk olarak 2018 senesinde gündeme gelen taşınmaz ticareti yönetmeliği emlakçıların yoğun başvuruları üzerine birkaç kez ertelenmek zorunda kalmıştı. Resmi Gazete ile yayımlanan son düzenlemeye göre Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik için verilen son tarih 31 Ağustos 2020 olarak duyurulmuştu. Yani 31 Ağustos 2020 tarihi itibari ile yeni bir erteleme kararı çıkmadığı takdirde taşınmaz ticareti yetki belgesi resmi olarak yürürlüğe girmiş olarak kabul edilecek.

VATANDAŞ İNTERNETTEN İLAN VEREMEYECEK, YETKİ BELGESİ OLMADAN SAHİBİNDEN SATILIK VE KİRALIK DAİRE İLANI VERENE 25 BİN TL PARA CEZASI KESİLECEK! Yapılan düzenlemenin ardından internetten sahibinden satılık ve kiralık daire ilanları da bu kişilerin yetki belgesi olmaması nedeni ile otomatik olarak yasaklanmış olacak.

Bundan sona vatandaş internet üzerinden kendine, babasına, kardeşine, eşine ait olan konut, daire, işyeri ve arsa gibi taşınmazlar için hiçbir şekilde satış işlemi yapamayacak. İnternet üzerinden verilen ilanlar üzerindeki tüm yetki emlakçılara geçecek. İnternetten kiralık daire ya da satılık ev gibi sahibinden satılık ilanları sadece yetki belgesi olan emlakçılar tarafından verilecek. İnternet üzerinden ilan verme yetkisi sadece belgeye sahip olan emlakçılara ait olacak. Emlakçılık yetki belgesi olmadan çalışmaya devam eden emlakçılara ise durumun tespit edilmesi halinde 25 bin TL para cezası kesilecek. Yetki belgesi almayan emlakçıların da çalışmalarına izin verilmeyecek. Emlakçılık yetki belgesi almak isteyen kişilerin ise mutlaka belirli kriterlere sahip olmaları istenecek. Bu sayede emlak sektörüne de yeni bir çeki düzen getirilmiş olacak ve hem sektörün hem de vatandaşların şikayetlerine bir çözüm bulunmuş olacak. TAŞINMAZ TİCARETİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

Yönetmelik kapsamında alınan kararlar 31 Ağustos 2020 tarihi itibari ile hayata geçirilecek. Düzenleme ile sahte emlakçılar tarafından yapılan dolandırıcılık olaylarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Tapu Devri İşlemlerinde Yeni Dönem

Tapu Devri İşlemlerinde Yeni Dönem

Tapu kanununda yapılan düzenleme ile mülkiyet devrini içeren sözleşmeler, yeni yıldan itibaren tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde de gerçekleştirilebilecek.Yeni yıldan itibaren tarafların farklı tapu müdürlüklerinde bulunmaları halinde de satış, bağış ve mal değişim işlemleri gerçekleştirilebilecek.

Yeni yıldan itibaren tarafların farklı tapu müdürlüklerinde bulunmaları halinde de satış, bağış ve mal değişim işlemleri gerçekleştirilebilecek. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Tapu kanununda yapılan düzenleme ile mülkiyet devrini içeren sözleşmeler, yeni yıldan itibaren tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde de gerçekleştirilebiliyor. Örneğin alıcının Almanya’da, satıcının ise Burdur’da olduğu bir devir işlemi için, taraf iradeleri resmî görevliler tarafından ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabiliyor.” dedi.

BÜYÜK KOLAYLIK
Tarafların farklı tapu müdürlükleri ve yurtdışı teşkilatında bulunmaları halinde işlemlerin yapılabilecek olmasının büyük kolaylık olduğunu ifade eden Özelmacıklı, “Bu uygulamadan önce, akitli işlemler çerçevesinde alıcı ve satıcının aynı tapu sicil müdürlüğünde olmaları gerekiyordu. Artık mülkiyeti devreden tarafça yapılacak başvuru sonrasında, mülkiyeti devralan tarafların da aynı birimde bulunmaları ile işlem yapılabilecek. Hatta satış-ipotek talebi bile gerçekleştirilebilecek.” ifadelerini kullandı.

‘AYNI ANDA HAZIR BULUNMALARI GEREKECEK’
Bu tür işlemlerde akdin taraflarına, randevu saatinin mesajla bildirileceğini belirten Altın Emlak Genel Müdürü, “Taraflarının imza aşamasında aynı anda ilgili tapu müdürlüklerinde hazır bulunmaları gerekecek. Her iki birimdeki görevli personelce tarafların aynı anda ilgili birimlerde bulunup bulunmadığı görüntülü ve sesli araçlar ile teyit edilecek. Tarafların aynı anda birimlerde hazır bulunmamaları halinde imzaları alınmayacak. Bütün imzalar tamamlandıktan sonra resmi senet görevli personel tarafından elektronik imza ile elektronik ortama aktarılarak resmi senedi hazırlayan birime gönderilecek.” dedi.

KAYNAK:AA

Bankalardan ‘ekspertiz ücretlerinin iadesi’ talebi

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, bankalardan ev kredisi kullananlarda alınan ekspertiz ve ipotek bedellerinin tüketicilere geri ödenmesi gerektiğini bildirdi.

Mahmut Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bankaların konut kredisi çeken tüketicilerden haksız şekilde ekspertiz ve ipotek ücreti tahsil ettiğini ileri sürdü.

Bankaların özel gayrimenkul değerleme şirketlerine ödedikleri ücreti tüketicilerden tahsil etme haklarının olmadığını kaydeden Şahin, Kayseri’de bir tüketicinin bu konuda Kocasinan Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyetine başvurusunun olumlu sonuçlandığını, bankanın itirazı üzerine görülen davada da Tüketici Hakem Heyetinin kararını Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinin yine tüketici lehine onadığını bildirdi.

Bu kararın emsal niteliğinde olduğunu ve tüketicilerin başvurmaları halinde bankaların gayrimenkul değerleme şirketi tarafından gerçekleştirilen ekspertiz raporu bedelini iade etmeleri gerektiğini vurgulayan Şahin, şöyle konuştu:

“Ekspertiz ücretleri bankalar için ekstra gelir kaynağı durumuna geldi. Bankalar normal koşullarda 300 lira ekspertiz ücreti öderlerken, tüketicilerden 600 lira 700 lira gibi ücretler talep edebiliyorlar. Ayrıca bankalar tüketicilerden aldıkları ekspertiz ücretlerinin faturasını da kendi adlarına kestirerek vergiden düşüyorlar. Bu devlete karşı yapılan bir hile. Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi bankanın ekspertiz işlemine ilişkin toplu fatura sunduğunu, davalı adına bağımsız fatura sunmadığından, yapmış olduğu ekspertiz işlemini davalı adına faturalandıramadığından davanın reddine karar verdi ve Tüketici Hakem Heyetinin kararını onadı. Bankadan konut kredisi kullanmış tüketiciler, ekspertiz ücreti ödemişlerse, tüketici hakem heyetlerine başvurarak, ödedikleri miktarı talep edebilirler. Herhangi bir belge sunmalarına da gerek yoktur. Bu konuda Tüketici Hakem Heyeti, bankadan bilgi isteyecektir.”

Şahin, bu çerçevede tüm ekspertiz ücretlerinin geriye dönük 10 yıl içinde tamamen ödenmesi gerektiğini ifade ederek, bu konudaki başvurularında tüketicilere destek vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Konutta KDV ve Tapu Harcı İndiriminde Son 15 gün!

21 Mart 2019 Tarihli ve 30721 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 20 Mart 2019 Tarih ve 843 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aşağıdaki değişiklikler öngörülmüştür.

Konut ve işyeri teslimlerine ilişkin tapu işlemlerinde indirimli tapu harcı oranı uygulamasına 31 Aralık 2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) devam edilecektir.

5 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30 Nisan 2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 5inci maddesindeki “31.03.2019” ibaresi “31.12.2019” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle konut ve işyeri teslimlerinde alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde 20 olarak alınan tapu harcı, 31 Aralık 2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) binde 15 oranı dikkate alınarak indirimli olarak uygulanmaya devam edecektir.

Böylece kapsamdaki işlemlerde tapu harcı oranı toplamda 31 Aralık 2019 tarihine kadar binde 40 yerine binde 30 olarak dikkate alınacaktır.

%18 KDV oranına tabi konutlar ve işyerleri için %8 olarak uygulanan KDV oranı 31.12.2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) devam edecektir.

Hatırlanacağı üzere, KDV oranlarının belirlendiği 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, konutlarda uygulanacak KDV oranları;

a) Net alanı 150 m²’ye kadar konutlardan; büyükşehir belediye sınırları dışında veya büyükşehir belediye sınırları içerisinde olmakla birlikte rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerlerde olan, büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf olmayan, büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf olup yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine arsasının birim m² vergi değeri 1.000 TL’nin (yapı ruhsatı 01.01.2013 – 31.12.2016 tarihleri arasında alınmış olanlarda 500 TL’nin) altında olanlar için %1,

b) Net alanı 150 m²’ye kadar konutlardan; büyükşehir belediye sınırları içerisinde rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler dışında lüks veya birinci sınıf olup yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine arsasının birim m² vergi değeri 1.000-2.000 TL (yapı ruhsatı 01.01.2013 – 31.12.2016 tarihleri arasında alınmış olanlarda 500-1.000 TL) arasında olanlar için %8,

c) Net alanı 150 m²’nin üzerindekiler ile 150 m²’ye kadar olmakla birlikte büyükşehir belediye sınırları içerisindeki lüks ve birinci sınıf yapılarda yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine arsasının birim m² vergi değeri 2.000 TL’nin (yapı ruhsatı 01.01.2013 – 31.12.2016 tarihleri arasında alınmış olanlarda 1.000 TL’nin) üzerinde olanlar için %18

olarak belirlenmiştir.

Binaların Enerji Performansı

Bakanlığımızca hazırlanan “Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği” ile binaların birincil enerji ve karbondioksit (CO²) emisyonu açısından sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması, çevrenin korunmasının düzenlenmesi hedeflenmektedir. Yönetmeliğin hazırlanmasında AB’nin 2002/91/EC sayılı “Binaların Enerji Performansı Direktifi” baz alınmıştır. 2008 yılı içerisinde hazırlanan iki temel yönetmelik (BEP ve MISSIGP) AB Direktifi Sertifikasyon uygulamasının da önemli aşamalarını oluşturmaktadır.

BEP Yönetmeliğinin amacı; dış iklim şartlarını, iç mekan gereksinimlerini, yerel şartları ve maliyet etkinliğini de dikkate alarak bir binanın bütün enerji kullanımlarının değerlendirilmesini sağlayacak hesaplama kurallarının belirlenmesini, birincil enerji ve karbondioksit (CO₂) emisyonu açısından sınıflandırılmasını, yeni ve önemli oranda tadilat yapılacak mevcut binalar için minimum enerji performans gereklerinin belirlenmesini, yenilenebilir enerji kaynaklarının uygulanabilirliliğinin değerlendirilmesini, ısıtma ve soğutma sistemlerinin kontrolünü, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını, binalarda performans kriterlerinin ve uygulama esaslarının belirlenmesini ve çevrenin korunmasını düzenlemektir.

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği mevcut ve yeni yapılacak binalarda;

Mimari tasarım, mekanik tesisat, aydınlatma, elektrik tesisatı gibi binanın enerji kullanımını ilgilendiren konularda bina projelerinin ve enerji kimlik belgesinin hazırlanmasına ve uygulanmasına ilişkin hesaplama metotlarına, standartlara, yöntemlere ve asgari performans kriterlerine,
Enerji kimlik belgesi (EKB) düzenlenmesi, bina kontrolleri ve denetim faaliyetleri için yetkilendirmelere,
Enerji ihtiyacının, kojenerasyon sistemi ve yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasına,
Ülke genelindeki bina envanterinin oluşturulmasına ve güncel tutulmasına, toplumdaki enerji kültürü ve verimlilik bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine,
ilişkin iş ve işlemleri kapsar.

Yönetmelik kapsamında Enerji Kimlik Belgesi (EKB)’nin hazırlanmasında kullanılacak ulusal hesaplama yönteminin yazılımı olan Bina Enerji Performansı Yazılımı (BEP-TR) 2010 yılı sonunda tamamlanmıştır.

Enerji Verimliliği Kanunu gereğince, tüm binaların 2 Mayıs 2017 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi almaları zorunludur. Ancak ülkemizdeki mevcut binaların 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgesi almalarının teşviki için Yönetmelikte bina alım satım ve kiralama aşamasında mal sahibi tarafından yeni kullanıcısına verilmesi öngörülmüştür.

Ülkemizde mevcut binaların Bina Enerji Performansı Yönetmeliği çerçevesinde iyileştirilmesi için teşvik veya finansman mekanizmalarının oluşturulması ile birlikte Yönetmeliğin ülke çapında tüm binalar için tam olarak uygulanması öngörülmektedir. Bakanlığımız teşvik veya finansman mekanizmaları konusunda da çalışmalarını yürütmektedir.

BEP-TR ulusal yazılımın kullanılmasını müteakip ilgili yazılımın veri bankası kullanılarak binanın fonksiyonuna (otel, hastane, mesken, okul, AVM vb), bulunduğu bölgenin iklim koşullarına (sıcaklık, rüzgar etkisi vb), mimari tasarımına, (yönlendirme vb) ve yürürlükteki zorunlu standartlara (TS 825 Isı Yalıtım Standardı, vb) uygun inşa edilme durumuna göre ısıtma, soğutma, havalandırma, sıcak su ve aydınlatma gibi konuları kapsayan azami yıllık enerji talebi belirlenmekte, söz konusu enerji talebinin enerji verimli ve/veya temiz enerji kaynaklarından ve teknolojilerinden karşılanması esas alınmak suretiyle atmosfere salımına müsaade edilecek azami CO2 salımı miktarı belirlenerek bu sınır değerleri aşan yeni bina yapımına izin verilmemektedir. BEP-TR veri bankasındaki istatistiki bilgiler kullanılarak yıllar bazında müsaade edilen enerji tüketim sınıfı ve CO2 salım sınıfı değerlerinin yıllar bazında iyileştirilmesi hedeflenmektedir.

Avrupa Birliğinin 2010/31/EU direktifinde de öngörüldüğü gibi ülkemizde de Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ve Enerji Kimlik Belgesi uygulaması ile beraber yenilenebilir enerji kaynaklarının binalarda kullanılmasının artırılması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda Enerji Kimlik Belgesinde binanın ne kadar yenilenebilir enerji kaynağı kullandığı gösterilmekte olup, BEP-TR veri bankasında bu konu ile ilgili oluşan veriler değerlendirilerek binalarda yıllara göre yenilenebilir enerji kaynağı kullanım oranının arttırılması hedeflenmektedir.

Gerekli teşviklerin sağlanması halinde 2023 yılında; en az 10.000.000 konut ile birlikte ticari ve hizmet binalarının tamamında, belirlenmiş standartları sağlayan ısı yalıtımı ve enerji verimli sistemlerin bulunması hedeflenmektedir.

Yürürlükteki mevzuatın etkin şekilde uygulanabilmesi için ilgili mercilerin personeli, yerel yönetimler, yapı denetim şirketleri ve Enerji Verimliliği Danışmanlığı Şirketleri (EVD’ler) eğitilmektedir.

Bu Belgeyi Almadıysanız Dikkat! Son Tarih Yaklaşıyor!

Yeni yapılan düzenlemeye göre, Enerji Kimlik Belgesi olmayan binalarda 1 Ocak 2020’den itibaren alım, satım ve kiralama yapılamayacak. Bu düzenleme ile birçok firma da binalara broşür dağıtıp, fiyat teklifleri sunuyor. Ancak daralan zamanı fırsat bilip, fiyatı fahiş artıran var.

Yeni alınan bir karara göre artık Enerji Kimlik Belgesi olmayan binalarda 1 Ocak 2020’den itibaren alım, satım ve kiralama yapılamayacak.

Türkiye’deki 9 milyon binanın yıl sonuna kadar ‘Enerji Kimlik Belgesi’ (EKB) alması gerekiyor. Ancak şu ana kadar sadece 936 bin 726 bina enerji kimlik belgesi aldı ve zaman daralıyor. Belgesi olmayan binalarda 1 Ocak 2020’den itibaren alım, satım ve kiralama işlemleri yapılamayacak. Belgesi olmayan yeni binalar ise ruhsat alamayacak.

Belge almak için son 37 güne girilmesi, firmaları da harekete geçirdi. Birçok firma binalara broşür dağıtarak hem son tarihi hatırlatıyor hem de ‘indirimli’ olduğunu iddia ettikleri fiyatlar sunuyor. Ancak fiyatları birkaç firma ile karşılaştırın, son günlere girilmesini fırsat bilenler yüksek fiyat çekebilir. Ayrıca firmanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yetkili olup olmadığını öğrenin.

Peki, belge almanın maliyeti nedir?

Fiyat, binanın toplam inşaat alanı, binadaki daire sayısı, toplu konutlardaki bina adedi ve mimari açıdan benzerliğe göre değişiyor. Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) paylaştığı rakamlara göre, konut binalarında belge almanın maliyeti, daire başına 50-100 lira arasında değişiyor. Ticari yapılarda ise maliyet metrekare başına 30-40 kuruş ile 1 lira arasında yer alıyor.

Enerji Kimlik Belgesi’nin bir nüshası bina sahibi ve yöneticisince muhafaza edilir, bir nüshası da bina girişinde rahatlıkla görülebilecek bir yerde asılı bulundurulur. Enerji Kimlik Belgesi ile binalar A’dan G’ye kadar sınıflandırılıyor. A sınıfı en verimli seviyeyi belirtirken, G sınıfı en düşük verimli seviyeyi ifade ediyor.

Yalıtım zorunlu mu?

Kamuoyunda Enerji Kimlik Belgesi denilince ‘ısı yalıtımı yapılması da zorunlu’ gibi bir algı var. Ancak mevcut binalarda böyle bir zorunluluk yok. Mevcut binalar A sınıfından G sınıfına kadar bütün sonuçları elde edebilir, yalıtım şart değil. Ancak yaptırılmasında fayda var. Yalıtım yapılması binanın enerji tasarrufunu artırıp, doğalgaz faturasını yarı yarıya azaltabilir. Mevcut binaların yalıtım yenilenmesi denildiğinde, daire başına 7-9 bin lira arasında maliyet var. Mantolomanın (dış cephe) ortalama metrekaresi ise 120-150 lira arasında değişiyor.

Nasıl alınır?

Enerji Kimlik Belgesi, bu belgeyi vermeye yetkili kuruluş tarafından hazırlanır. Enerji Kimlik Belgesi’nde yer alan bilgilerden ve bu bilgilerin doğruluğundan, düzenleyen kuruluş sorumludur. Belge almak için mimari proje, ısı yalıtım raporu, mekanik proje, elektrik projesi ve yapı ruhsatı gerekiyor. Mevcut binalarda ısı yalıtımı şart değil ancak yeni yapılacak veya yapılmakta olan binaların enerji kimlik belgesi sınıfı en düşük C sınıfında olması gerekiyor. Yani inşa edilirken ısı yalıtımı standartlarına uygun olarak tasarlanması gerekiyor. C sınıfından daha düşük seviyede çıkan yeni binalar ruhsat alamıyor.

En çok konutta tüketiliyor

Türkiye’nin kullandığı enerjinin yüzde 70’ini milyarlarca dolar ödeyerek ithal ettiğini belirten İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Şu anda binalar, sanayiden daha fazla enerji tüketiyor. Binalar yüzde 32, sanayi yüzde 30 seviyesinde” dedi.

 

0.78 fırsatı geldi! Kasım ayı kredi faizi düştü!

Geçtiğimiz haftalarda yapılan faiz indirimi sonrasında vatandaşların yüzü güldü. İnsanlar Kasım ayı içerisinde faiz oranlarının tekrar düşmesini bekliyor. Özellikle 3 büyük kamu bankası Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank faiz indirimine gidecek mi büyük bir merakla bekleniyor. Peki Kasım ayında özel ve kamu bankalarının verdiği ev kredileri faiz oranları ne olacak? Bu soruların cevabını bekleyip göreceğiz. Vakıfbank ve İş Bankası anlaşmalı inşaat şirketleri vasıtası ile 0,78 oranında kredi vermeye başladılar. Konut kredisi, satın alınacak evin teminat altına alınması koşuluyla bankalar tarafından verilen bir kredi türü. Kredinin vadesi genellikle sabit faiz oranlarıyla 5 ila 30 yıl arasında değişebiliyor.

0.78 fırsatı geldi! Kasım ayı kredi faizi düştü!
Bankalar arasında başlayan kıyasıya yarış vatandaşların yüzünü güldürüyor. Bu bağlamda bugün ING banktan hamle geldi ve konut kredi faiz oranını 0,98’e düşürdü. Aynı zamanda Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank ve İş bankası anlaşmalı inşaat şirketleri için kredi faiz oranlarını 0,79 ve 0,78 aralığına çekebiliyor. Bu hafta bankaların faiz oranlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığını merak eden birçok kişi, güncel bilgileri sayfamızda sorguluyor. Bu bağlamda en uygun faiz oranlarını sunan bankaları araştırmanız ve başvurmanız gerekecektir. İşte ING, Ziraat, Halkbank, Vakıfbank ve İş Bankası konut kredisi faiz oranları….

 

İŞ BANKASI 0,78 İLE KREDİ VERMEYE BAŞLADI

Normal konut kredisi paketinde yüzde 1.17 faiz oranı ile konut kredisi veren İş Bankası anlaşmalı konut projeleri üzerinden ev sahibi olmak isteyen müşterileri için ise yüzde 0.78 faiz oranı ile konut kredisi veriyor. Banka bu sayede 0.79 faiz oranı ile kredi veren kamu bankalarını geçmiş oldu. Sıfır konut almak isteyen kişiler için şu anda en uygun konut kredisi faiz oranı olarak anlaşmalı konut projelerinde 0.78 oranı ile İş Bankası tarafından uygulanıyor.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nasıl yapılır?

Kat karşılığı inşaat yapımı arsasına kendi imkanları ile inşaat yapamayan veya profesyonel inşaat müteahhitleri aracılığıyla arsasına inşaat yaptırmak isteyen ancak ben para harcamayayım müteahhit binayı yapsın dairemi bana teslim etsin kendiside yaptığı inşaattan dairelerini alsın mantığı ile geliştirilmiş bir sistemdir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yolu ile inşaat üretimi hem arsa sahiplerine hemde müteahhitlere kolaylıklar sağlayan bir yöntemdir. Hukukumuzda bu sözleşmelere özgü özel bir yasal düzenleme bulunmamakta olup bu sözleşmeler Borçlar Kanunu 355-371. maddelerinde düzenlenen istisna sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.

SÖZLEŞME NASIL DOĞAR?

Arsa sahibi ile müteahhit arasında noterde düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak sözleşme kurulmuş olur. Bu sözleşmede karşılıklı olarak hak ve yükümlülükler açık olarak belirtilir.

MÜTEAHHİTİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELERDİR?

Müteahhitin yapacağı inşaatı imar yönetmeliklerine ve inşaat tekniklerine uygun olarak yapma zorunluluğu vardır bununla birlikte secimlik olarak binada kullanılacak malzemeler ve malzeme kaliteleride açıkca yazılır. İnşaata ne zaman başlanacağı ve ne zaman bitirilip teslim edileceğide sözleşmede açıkca yazılır.

ARSA SAHİBİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELERDİR?

Arsa sahibi ise inşaatın kanun ve yönetmeliklere ve imzalanan sözleşmeye uygun olarak yapılıp kendisine teslim edilme noktasına gelindiğinde mütahide düşen dairelere tekabül eden hisseyi tapudan müteahhide devretme yükümlülüğü vardır.

UYGULAMADA NE GİBİ SORUNLAR YAŞANIYOR?

Uygulamada henüz inşaat başlamadan müteahhidin payı arsa sahibince müteahhide devredilmekte kat irtifakı tesis edilmekte ve tapuda daireler dahi belli olmaktadır bu şekilde müteahhitin henüz yapılmayan daireleri satma imkanı kendisine sunulmuş olduğundan finansman bulma imkanı kolaylaşmaktadır.

Burada henüz inşaata başlamadan yada kaba inşaat aşamasında kat irtifakı tesis edilmiş ve kat irtifaklı daireleri satın alacak kişilerin inşaatın bitirilememesi ve iskan alınamaması gibi hallerde sorun yaşayacaklarını vurgulamak gerekir. Ayrıca kendisine düşen bütün daireleri satan müteahhitlerin inşaatı yarım bırakarak mağduriyetlere yol açtıklarıda unutulmamalıdır.

MAĞDURLAR NE YAPABİLİR?

İnşaatın kaçak yapılması imar hukukuna aykırılıklar, inşaatın yarım bırakılması , iskan alınamaması yada sözleşmeye aykırılık durumunda kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi gündeme gelir ki müteahhitten daire tapusu alan 3. şahıslar kendilerine dava açılarak tapularının elinden alınması riskini yaşarlar.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesine ve imar hukukuna aykırı binalarda müteahhitten daire satın alan 3. kişilerin inşaatın imar hukukuna uygun olarak yapılıp yapılmamasına ve hangi aşamada olduğuna göre izleyecekleri yollar farklıdır Ancak uygulamada tapuyu mahkeme kararı ile almalarının çok zor olduğunu müteahhide karşı tazminat davası açma hakları bulunduğunu vurgulamakta fayda var.

BU RİSKLERE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLERİ ŞU ŞEKİLDE ÖZETLEYEBİLİRİZ

1. Mümkünse tamamlanıp iskanı alınmış ve kat mülkiyeti tesis edilmiş yapılardan alım yapın.

2. Henüz kat mülkiyeti tesis edilmemiş ancak kat irtifakı tesis edilmişse bu durumda inşaatın kaçak bir yönünün bulunup bulunmadığını mutlaka kontrol ettirin.

3. Daire alacağınız müteahhitin daha önceden inşaat yapmış ,güvenilir ve işlerini düzgün yapan köklü bir firma olmasın özen gösterin.

4. Müteahhit ile arsa sahipleri arasında bir ihtilaf olup olmadığına davalık olup olmadıklarına dikkat edin mümkünse aralarında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesini inceleyerek alım yapın.

Kiralık Tatil Evi Seçenekleri
Sohbet Et
message
sms
whatsapp
phone